Akşam Güneşi

Ağustos 30, 2014


Akşam güneşi ufukta usul usul batarken, karanlığın yeni bir aşkın üzerine gölge gibi uzandığının farkında bile değildi.

Sahildeyse yeni aşkın iki kahramanı olan, aslında birbirini tam olarak da tanıyamamış iki sevgili çılgınlar gibi sevişiyordu. 

Kadının yüreğinde arzuladığı erkekle sevişmenin verdiği küçük bir huzur, aşırı mutluluk ve tarifi imkansız bir haz vardı. Erkeğin beyninde ise kafasına koyduğu kadını becermenin korkulu zaferi ve bu zaferin neden olduğu yeni korkular dolaşıyordu.

Birbirini tam olarak tanıyamamış olan iki sevgili sahilde çılgınlar gibi sevişiyordu. Kadın yüreğiyle haz alırken, erkek beynindeki düşünceler yüzünden sevişirken bile korkuyordu.

Hayatı boyunca kalbi kırılan, incitilen, hor görülen, ayakta durmak için sadece biraz anlaşılmaya, huzura ve mutluluğa ihtiyaç duyan ve bunun için hayatında yeni bir erkeğe yer veren yüreği acılı kadın, çılgın gibi sevişirken bile yüreğiyle düşünüyordu.

Sonra sordu kendine "Acaba bu mutluluk ne kadar sürecek ?" diye.

Erkekse beynindeki yanlış düşüncelerin zaman içinde saplantılara yol açtığının farkında bile olmadan, korku dolu düşünceler içinde boğuşuyordu, sevişirken bile çok şey düşünüyordu ve sordu kendine "Ya kadını mutlu edemezsem ?" diye.

İkisi de bu düşüncelerin içinde boğuşup giderken kadın orgazm olmuş ve sıra erkeğe gelmişti, erkek o ana kadar hiç davranmadığı gibi davrandı ve böğürmeye yakın bir sesle orgazm olup rahatladı.

Konuştu erkek
- Güzel miydi ? 
- Çok güzeldi. 
dedi kadın, erkek beklediği cevabı almış kendi zaferini kazanmıştı. Nedense bu tip soruları genelde ilk erkekler sorardı.

Tekrar konuştu erkek
- Hadi denize girelim ama çırılçıplak
- Tamam. Olur. 
dedi kadın, zaten hava iyice kararmış ve etrafta kimseler yoktu. 

Bu sebepten çırılçıplak denizde yüzmeye, oyunlar oynamaya başladılar. 
Kadın ilk defa çırılçıplak denize girmenin verdiği mutlulukla kendini hiç olmadığı kadar özgür hissediyor ve düşünüyordu "Sanırım şans bu sefer yüzüme güldü, kendimi hiç bu kadar rahat ve özgür hissetmemiştim" diye.

Erkekte halinden memnundu fakat denizde çırılçıplak yüzmek, onun kendisini kadın kadar özgür hissetmesine neden olmuyordu. Çünkü erkekti o, ataerkil bir toplumda büyümüş bu güne kadar defalarca erkek arkadaşlarıyla çırılçıplak denize girebilmiş, istediği zaman çok şey yapmasına müsaade edilmiş, kadınları elinin kiri olarak düşünen bir erkekti o!

Bu yüzden denizde çıplak yüzmenin duş almaktan farkı yoktu onun için, o duşunu alıp rahatlayıp yeni zaferi için hazırlanacaktı ve öyle de oldu.

Kadına dönerek
- Madem çok güzeldi hadi bir daha yapalım. 
dedi. "Eğer bir kez daha isterse, gerçekten hoşuna gitmiştir" diye düşünüyordu, zaferinden emin olmak için onaylanması gerekiyordu ve uzun süredir ilişki yaşayamadığı için "ne kadar sevişirsek kârdır" deyip kendini doyurmaya çalışıyordu.

- Tamam. Olur. 
dedi, yüzüne ay ışığı vurdukça güzelleşen masum yüzlü kadın. İlk defa bu kadar özgür hissetmesine neden olan ve her dakika daha çok sevmek istediği erkeği kırmak istemediği için "olur" demişti belki de...

Yaklaşık otuz dakikadır yüzdükleri denizin serin sularından koşarak çıktılar, erkek gücünü tamamlamış olacak ki hiç vakit kaybetmeden uzandı yerde duran havlunun üzerine ve kadını kollarından tutarak kendine çekip öpmeye başladı. Bu sefer her şey daha hızlı olmalı diye düşünerek, bir an önce ereksiyon haline ulaşmaya çalışıyordu erkek ve kadını mutlu edecek tek şeyin yada en önemli yolun sevişmek olduğuna inanıyordu, böyle düşünmesinde bugüne kadar yaşadıklarının ve duyduklarının büyük payı olacağına hiç inanmamıştı. Belkide bu yüzden kendini yetersiz hissedip, özgüvenini kazanamıyordu.

Yüzüne ay ışığı vurdukça güzelleşen, masum yüzlü kadının hiç hoşuna gitmeyecek şekilde gittikçe hızlanmaya başladı erkek, daha hızlı vurursam daha fazla içeri girebilirim diye düşünüyordu. Hızlandıkça hızlandı erkek, kadının göğüslerini okşamak yerine var gücüyle avuçlamaya başlamıştı ve omuzlarına küçük ısırıklar kondurmak yerine farkında bile olmadan vahşi doğadaki kaplanlar misali canını yakarak ısırıyor ve kanatıyordu kadını.

Kadının
- Aşkım ne olur yavaş, canımı yakıyorsun. 
demelerine aldırmıyor ve kendisine hakim olamıyordu, bir kadını gerçekten neyin mutlu edeceğini araştırmayan ve bugüne kadar edindiği doğru bilgilere bir türlü inanamayan erkek, bildiği gibi davranmaya devam etti.

Sonunda kadın bağırmaya başladı ve erkeği üzerinden atmaya çalışıyordu, tartışmaya başladır.

- Yeter artık canım yanıyor, istemiyorum.
- Neden canın yanıyor, hani hoşuna gitmişti ilk sefer.
- Bu ilk sefere benzemiyor, çok canımı yakıyorsun.
- ilk yaptığımızdan çokta farkı değil, sevişiyoruz işte!
- Ben buna sevişmek diyemem, hayvanlar bile yapmaz bunu!
- Sen bana hayvan mı demek istiyorsun!
- Hayır! Hayvandan beter olduğunu söylüyorum ve seni istemiyorum.

Son duyduğu cümleden sonra sahip olduğu hiç bir kadını mutlu edemediğini düşünerek, iki aydır görüştüğü ve ilk defa seviştiği kadının boğazına sarıldı saplantılı erkek. Var gücüyle sıkıp ortadan kaldıracaktı saplantı haline gelen tüm düşüncelerini ve bu düşünceler yüzünden sergilediği bütün davranışları, saplantılı düşüncelerinden kurtulma isteğiyle kadını öldürmek üzere olduğunun bile farkında değildi. Resmen kendisine olan sinirini, kadından çıkarıyordu

Kendine geldiğinde ise her şey için çok geçti.

Kadın huzur ve mutluluk uğruna yüreğine yenik düştü.
Erkek ise beyninin ürettiği korku dolu kurgular yüzünden düşüncelerine yenik düştü.

Ve ikisi de öldü, kadın oracıkta - erkek yaşadıkça !

Dipnot: Bugüne kadar bu tür yanlış öğretilerin sebep olduğu düşünceler yüzünden, bir şekilde birer birer öldüler kadınlar ve erkekler...

Dipnot'un dip kısmı: İnsanlık silkelenip kendine gelmediği sürece ölmeye devam edecek çocuklar, kadınlar, erkekler ve tüm canlılar !

Not: Hikayede eşitlik olması için ilk ilişkisini yaşayamayan, dünyanın her hangi bir yerindeki bir erkek ve bir kadını ele aldım. Yazarken de hayatın bize davrandığı kadar eşit/adil davranıp, saplantılarının kurbanı olan bir erkekle, aşk uğruna ölümü bile göz ardı edecek kadar çılgın bir kadını, iki insanı anlatmaya çalıştım.

#KADINAŞİDDETEHAYIR #KADINCİNAYETİNEDURDE


30.8.2014 / - KaramsarKorkuluk


Şuda konuyla alakalı şiiriniz;
http://sessiz-cigliklarim.blogspot.com.tr/2014/08/aksam-gunesi-siir.html

Paylaş

Hep kelime cambazı dediler benim için, kimse fark edemedi kelimelere tutunup nasıl cambazlık ettiğimi yaşamak için!

Benzer Yazılar

SONRAKİ YAZI
« SONRAKİ YAZI
ÖNCEKİ YAZI
ÖNCEKİ YAZI »