Aforizmalar şahsıma aittir. 

Alıntı yapacak arkadaşlar sözlerin altında mahlasımı kullanırsa sevinirim...


Bu sayfada olmayanları @K_Korkuluk yada Karamsar Aforizmalar'da bulabilirsiniz...

Öldüğümde kefenime naftalin koyun, kirli hayatım temiz koksun...
***
Ah Moneta... Yaşadığım hayat, yaşamak istediğim hayatı benden çalmış fark edemedim...
***
Benim gezdiğim soğuk koridorlarda gün ışığına hasrettir kar beyaz florasan ışıkları...
***
Kafam mı dünya kadar karışık? Yoksa dünya mı kafam kadar karışık?  Çözemedim hiç bir zaman...
***
İçim, içime attıklarımla dolu... 
***
Git...  Bu adamı burada bırak git... Kadınlar lağım temizleyemezler ve benim hayatım bir bok çukuru!
***
Dünyayı tarlalardan oluşan bir gezegen gibi görmeye başladığımda Korkuluk oldum ben.  Karamsarlık dersen, o konuda doğuştan özürlüyüm...
***
Gökyüzüne uzanan bir merdivendi ellerin, bendeyse yükseklik korkusu... 
Korkularıma yenik düşüp özgürlükten mahrum kaldım...
***
Sevdiğim eski bir şarkı gibiydi sesin, içinde biraz huzur biraz hüzün...
*** 
Dünyanın içinde kendimi kitap ayracı gibi hissediyorum, bilmediğim bir sayfada duruyorum ve sayfaları okuyan ben değilim...
***
Önce ben bir şey yazayım, sen üzerine alın. Sonra üzerime alınayım seni, aldanmadan...
***
Hayat bazen daha iyisini sunarmış insanlara, daha iyi bir hayat için, hayatımdaki tek iyi sen olur musun?
***
Beni yalnızlıktan uzaklaştıran gözlerinden, uzaklaşamıyorum...
***
Ben, gitmem gerek...  Sen, bilmiyorsun...
***
Neden gözlerinde hüzün var sevgili?
Yazdığım hangi lanet cümlenin, hangi lanet kelimesi üzdü seni?
***
Benim kötü bir çocukluğum oldu, kötü bir gençliğim ve kötü bir hayatım... 
Çünkü ben hep iyi insan oldum...
***
Birgün sana bir şiir yazacağım anne, içindeki mutluluk hüznünü bastıracak...
***
Ben bu amansız hasretin pençesinden kurtulamadım, ötenazi hakkımı kullanmak istiyorum!
***
Yokluğun atom bombası, yüreğim Hiroşima.
Benden sağlam bir parça kalmayacak bu hasretin sonunda!
***
Ruh eşini bulamamış her insan bu dünyada yalnızdır...
***
Yüreği tenha - kafası kalabalık bir adamım ben, beni anlamaya gücün yetmez kadınım...
***
Bana sen kokan bir deniz göster, tuzunda boğulayım.
Yesin yüreğimi küçücük balıklar, sende son bulayım...
***
Ruhum o kadar özgür ve asi ki hasta bedenimi bırakıp gitmek istiyor, buna engel olan tek şeyse evladına hasret bir baba yüreği taşımam...
***
Dışarıda deli rüzgar içimde hırçın bir fırtına, hastane koridorlarında yürürken bile dalından düşen yaprak misali savruluyorum sana...
***
Hasretin dili olmaz her dilde yaşanır ve sesi yoktur insan sus olur pus olur us olur adı aşk olur...
***
Kendinden bile kaçan bir kadını sevdim ben ve ondan bana yakın olmasını bekliyorum, ne tuhaf...
***
Göğüs kafesinin altında bir çocuk yüreği taşımayanların, hayatlarında bizim görebildiğimiz bir çok güzelliği göremeyecek olmaları çok acı...
***
Kendi içinin terk edilmiş kalabalığında kaybolmuş yapayalnız bir adamım ben, 
zaman içinde adım adım kendini bile terk eden...
***
Yaşadığın dağınık hayat; üzerinde yattığın yataktan da beter durumdaysa düzeltmek mümkün olmuyor ömrünün geri kalan yıllarını...
***
Saçına gözyaşı değmiş kadınımın, kabus dolu bir gecede soğuk yatağında uyurken...
***
Yokluğun hasret yağmuru değil, asit yağmuru...
Ve bedenim, benliğim, yüreğim eriyor günden güne...
***
Çok konuşkan zamanlarımda bile sussam uzun uzun,  susarak dokunsam dudaklarına yada dudaklarımı dokundursam dudaklarının kuraklığına... 
***
En az çocuklar kadar cesur olmalı, korkak ve aciz büyükler !
***
Söyleyin hangi mutluluk eğitebilir acılarımdan ötürü ilkelleşmiş yalnızlığımı ?
***
Hayat bazen; koltukta uyuklarken kalkıp yatağa gitmekten daha zor ve o uyku haliyle kaldırmaya üşendiğim g.tümden daha bir ağır geliyor...
***
Bu gece söz dinlemek istiyorum, ama yapamıyorum...
Geçmişimde içime işleyen sözleri beynimden söküp atmadan, söz dinle(ye)mez bu asi çocuk !
***
İçimdeki acılar büyüdükçe büyüdüm ben,  az daha büyürsem ateist olacağım ! 
***
Karamsarım diye kızanlar oluyor.
Sen söyle dost nasıl iç açıcı sözlere dönüşebilir ki içimdeki acılar ? !
***
Başkasını öldürmeye çalışırsan bileklerini, kendini öldürmeye çalışırsan bütün bedenini bağlıyorlar. 
Demek ki insanın kendini öldürmesi en büyük zulüm...
***
Lan biride çıkıp demiyor ki gel kafana sıkayım, dinsin bütün acıların...
***
"Başa gelen çekilir" diyor bir atasözü. 
Gerçekten de öyle, acı başa gelince çekiliyor insan hayattan.
***
Şimdi adınla seslenmek vardı sana ve adını duyduğunda canım diyerek sarılman vardı bana ama vardı deyince var olmuyor işte... 
Yok işte!
***
Korkuyorum yaşamaktan, yalanlar içinde yaşlanmaktan...
***
Bize kalan şiirler de olmasa, nasıl telafisi olur bizden giderken götürdüklerinizin ?
***
Bazı zamanlar olur şarkılar konuşur senin yerine, sende susup dinlersin konuşmak yerine...
***
Şimdi ayrılıyoruz ya seninle korkma ilk intiharım değil bu, öldürmeyen Allah öldürmüyor işte !
***
Biz çok mutlu olmayı hak eden, az mutlu insanlarız...
***
Kimsenin yapamadığını yap sen, sadece yanımda kal, sadece yanımda kal...
***
Konuştuğunda bile seni anlamayan insanlar, sustuğun zaman sessizliğinden nasıl bir anlam çıkarır sen düşün !
***
Öldüğümde kefenime naftalin koyun, kirli hayatım temiz koksun...
***
Yürek acısının mazoşisti oluyor mu doktor ?
Bazen acı yüreğime battıkça acının dibine saplanıyorum ve bu zaman zaman hoşuma gidiyor...
***
Belki de şu kirli dünyada en temiz şeydi senin dudakların... 
***
Şu an aşk kapısında kor olsan ne fayda, sonumuz köz olduktan sonra...
***
Şimdi bir şiir yazarım adını barındırmayan, buna rağmen sen her okuduğunda içinde kendini bulursun. . . 
***
Bu hayat bana edebiyat okuyacak kadar "edepli" olmayı öğretmedi, belkide bu yüzden şiirlerim "düzmece" gibi...
***
Yüreğim kadar boş değil bedenim sevgili her yanım yara bere sırtımda onlarca yük, kısacası yanımda olacaksan, her daim. 
Sende yük olacaksan yok halim...
***
Kimse beni yakından tanıdığını iddia etmesin!
Çünkü ben bile her sabah aynada bir yabancıyla karşılaşıyorum...
***
Bir bilsen ne çok sevdim seni, memleket kokan yarim benim... 
***
Bazen olmasını çok istersin,  istemiyormuş gibi yaparsın...
***
Eğer bir gün sirozdan ölürsem, elinde bir şarap şişesi, içinde gözyaşlarınla gel sula toprağımı, çünkü ben yokluğunda çok içerdim ve ne zaman içsem ağlardım...
***
Açlıktan kokan nefes, azgınlıkla coşan nefisten iyidir!
***
Son zamanlarda; bunca yıldır kafama takılan düşünceleri, düşünmekten vazgeçmeli diye düşünüyorum...
***
Siz okurken yaştı, mürekkep kokuyordu şiirlerim,oysa ki ben büyük bir öfkeyle kan kusmuştum boş beyaz sayfalara...
***
Öyle çok özlüyorum ve öyle çok istiyorum ki seni, her sabah kasıklarımda bir ağrıyla uyanıyorum... 
***
Ne vardı sanki kokun nefesim kadar yakın olsa...
*** 
Karşındakiler seni anlamıyorsa en çok susmayı öğreniyorsun, birde sustuklarını yutmayı. . . 
***
Hep kelime cambazı dediler benim için, kimse fark edemedi kelimelere tutunup nasıl cambazlık ettiğimi yaşamak için!
***
Ben sensizlik zehrini içerken bile sana bensizlik şarabından sundum, yokluğumda daha az acı çekesin diye!
***
Yaşı altmışa dayansa da yirmi yaşındaki insana eksiksiz ve gönülden hizmet edebilen tek insan ANNE'dir... 
***
Uzak olduğun kadar yakınımda yakın olduğum kadar uzağımdasın, nasıl derim özledim. . .
***
Araf da kalmaktansa cehennemde yanmayı tercih ederim, sen yeter ki ateş ol yangınıma. . .
***
Başımı dizine koysam hafiflerim de ya başım sana ağır gelirse diye korkuyorum. . .
***
Yorgunum ve bilmiyorum sana varmaya dayanır mı bacaklarım. . .
***
Bazen sadece içimden geldiği için sesleniyorum sana, adını telaffuz etmek huzur veriyor bana, işte hepsi bu. . .
***
Yağmur tıpkı yaşam gibi, ıslanmazsan yağmurdan zevk alamazsın, acı çekmezsen mutluluğun tadına varamazsın...
***
Karşılıklı bir aşkın yok oluş noktasında ne kusur ettim diye düşünmek aptallıktır, en büyük kusur seni seveni "sevdiğini" kaybetmektir!
***
Bana susma deme sevgili, sana susadığımdandır ansızın susuşlarım, her günün sonunda, yalnız gecelerde kan kusuşlarım...
***
Hayat çok farklı olabilirdi seninle fakat sen benim farklılığımın farkına varamadın.
***
Edepsiz yanımdan kalktım bu gece, bulaşmayın söverim mutsuzluğunuza da yalnızlığınıza da...
***
O kadar çok misafiri oldum ki yalnızlığımın, şimdi bırakıp gitmek ayıp olur. . . 
***
Son zamanlarda çocuk gibi yakan top oynadık sevgili, sen benim canımı yaktın, ben senin. . . 
***
Ben bir yap bozdum ve tüm parçalarım kayıptı senden önce...
***
İkimiz birden sığamıyoruz bu yatağa, az sağa yanaş yalnızlığım sol tarafım dolu. . . 
***
Sahte kahkahaya ihtiyacım yok, tebessüm yeter bana... 
***
Bir hayata ne kadar ölüm sığar, bir ömür kaç ölüm demek insanca yaşamak için daha kaç kere ölmem gerek söylesene anne. . . 
***
Sakın bana farklı olduğumu söyleme bugüne kadar çok duydum ve farklı olduğumu söyleyenlerin hiçbiri diğerlerinden farklı değildi! 
***
İnsan dediğin; kağıt değil ki kırdıkça katlansın.
***
Bunca yıl kendimi aradığım gibi arar oldum sana varmanın yolunu, kendimi sende bulmuşken . . .
***
Yokluğunda yok oldu tüm dostlarım etrafımdan,  kızmadım kızamadım demek ki gerçek dostlarmış yok olmama dayanamadılar, gittiler... 
***
Öyle bir özledim ki seni zaman sus pus oldu,  dil kesildi yere düştü hasretim lâl kaldı, 
eğer konuşabilseydi her saniye adını zikredecekti... 
***
Nefret ettiğin biriyle zorla evlendirilmek gibidir yaşamak bazen, mecburen katlanırsın... 
***
Ben yarım bir adamdım seninle tam oldum, tam adam oldum derken sen gittin ben yalan oldum!
***
Bir ben bileyim adını ve bir daha ağzından kaçırma kimselere bizi... 
***
Üzgünsem kimse dokunmasın bana ve kimse sevişmeye kalkmasın kapanmamış yaralarımla !
***
Ölümün kucağında yaşıyorum hayatı, ne kadar da anlamsız bir mücadele... 
***
Yalan koskocaman bir bataklık gibidir üzerine hiç bir şey inşa edilemez, hele ki bir aşk bir ilişki asla... 
***
Acım büyük, kendimi kaybettim... 
***
Her insan güzeldir gözümde, gerçeği gizleyen bir maske yoksa yüzünde...
***
Mademki bu hayat benim, o zaman yön verecek olan da yol verecek olan da benim....
***
Yaklaşma yanarsın, dokunma donarsın, iki zıt kutup bile bir olur bende şaşırır kalırsın!... 
***
Sen yüzümde bir tebessümsen eğer, bana inan bu hayata inat son kahkaham olacak!.. 
***
Öyle bir ağlamak istiyorum ki, bir sokak lambası altında gözyaşlarımın yakamozuna bakıp da boğularak ölecek kadar! 
***
Her gün bin dört yüz kırk dakika daha yaklaşıyorum sana ölüm, bekle beni her zamanki o dar ve karanlık sokakta...
***
Geçmişi silersem geçmişten gelenleri de silmem gerekir, gün olup da geçmişi bana geri taşımasınlar diye! 
***
Ben konuşursam sen susarsın tenime, işte bundandır avaz avaz susuşlarım !..
***
Tenimdeki tuz oranı normalin üzerindeymiş hiç şaşırmadım, yoksa nasıl baş ederdim bunca yara ile ?
***
Hayata katlanmak canınızı sıkıyorsa sevmeyi deneyin, çünkü "insanlar" sevgi uğruna çok şeye katlanırlar ve bazen acılarını bile sevebilirler...
***
Hiç demek piç demekmiş anladım, sen gittin dünyam hiç oldu piç gibi yapayalnız kaldım...
***
İşkenceye maruz kalmış ömrümüzde, bir de biz işkence etmeyelim bu hasretle birbirimize...
***
Bir tek yaradan yoktan var edebilir her şeyi sende içimde yoktan var olduysan bunu yaradan istedi...
Sakın gitme bir yere affetmez seni... 
***
Uçurumlar güzeldir, düşmekten korkmuyorsa insan...
***
Güzellikler bir gün son bulmasaydı şu güzelim dünyayı kıyamet beklemezdi...
***
Bize yazık olmuş diye mi yazık ediyoruz kendimize ?
***
Kaybettiğim ne varsa sende buldum, en çok da kendimi...
***
Yasa dışı yasak sevdaların adamıyım ben yaklaşma fişlenirsin.
Yasaklar içinde kural dışı yaşarım hayatı sakın beni sevme incinirsin...
***
Sabahın köründe işbaşı yaptım ben rahat bırak beni git başımdan.
Tam iki buçuk saattir gözümün önündesin bir ömürlük huzur ver, çekil git aklımdan...
***
Hiç bir göz senin gibi derin bakmıyor, kaç bin fersahlık bir bakıştı ki o ben sende boğulup kaldım ?
***
Soğuk buz kokuyor buz ise yokluğun.
Buz kesiyor sensizlik sol yanımda donarak ölüyorum...
***
Dudaklarım kuruduğunda seni düşünürüm, düşündükçe ıslanır dudaklarım, yaşlanır ruhum...
***
Her gece damlar durur gözlerimden, kimse duymaz sessiz çığlıklarımı...
***
Söylesene dost nasıl iç açıcı sözlere dönüşür içimdeki acılar ?
***
Unutulmaktan korkan insan, her an unutabilir kendini. . . 
***
Kor ateşler içinde bile tutsakken tenine, sen gidiyorsun gecenin rüzgarını örterek cesedime. . . 
***
Aslında çok dengeli ve adil bu dünya. Dengesiz ve adi olan insanlar... 
***
Sonsuzluğumdun uçurum kenarında, sana uzanırken düştüm karanlıklara... 
***
Bunca yıl sustuğum kadar konuşayım desem kalan ömrüm yetmez... 
***
Yokluğun, hasret yağmuru değil asit yağmuru ve bedenim, benliğim, yüreğim eriyor günden güne... 
***
Kalabalıkları sevmiyorum, çünkü bunca yıl seni bulmama engel olan da o kalabalıklardı... 
***
Bize kalan şiirlerde olmasa, nasıl telafisi olur bizden giderken götürdüklerinizin ?
***
Söyle yalnızlığım senin koynuna düşmem için, illa birilerinin gözümden düşmesi şart mı ?
***
Ne çok yorulmuşsun be çocuk, daha hayatının baharında ! "Bahar bu kadar yorar mı insanı?" sormadan edemiyor insan kendine...
***
Benim gezdiğim soğuk koridorlarda gün ışığına hasrettir kar beyaz florasan ışıkları...
***
Bir gün çocuklar kadar mutlu olacağım, bu sadece bir kaç saat sürecek ve sonrası daimi huzur...
***
Bazen düşünüyorum da aslında tek gerçek; gerçek olan bir şeyin kalmamış olması... İnsanlar sahte, sevgiler sahte, sohbetler sahte, gülümseyişler sahte, neredeyse her şey sahte !
***
Serçe parmağım kadar güçsüz olduğum zamanlar var ama hep ayaktayım...
***
Keşke şarkıların beni alıp götürdüğü bir hızla, gelip ellerimden tutup sürüklesen beni huzur ve mutluluk ülkesine... Orası her neredeyse...
***
Eğer yağmur yağdığında gerçekten melekler ağlıyorsa yada dedikleri gibi rahmet falan yağıyorsa hiç dinmesin o yağmurlar sel götürsün kodumun dünyasını, belki o zaman temizlenir bütün pislikler!...
***
Dünyayı bir lunapark gibi düşünürsek, lunaparktaki tüm oyuncaklardan korkan küçük çocuklar gibiyim...
***
Hayatımı beş yıl nadasa bıraksam, sonraki on yıl daha verimli olur mu acaba ?
***
Oldum olası gitmeler öğretildi bana, sanki ayrılık sanat bense usta ve zamanla ustalaştım ayrılık konusunda ve hiç bir yatakta kalıcı değilim, eski yırtık bir yatak çarşafından fazla....
***
Biz küçükken elimizi uzatmayalım diye çaydanlıkla gel öpsün yapardı analarımız, 
meğer niyetleri bizi yanacağımız günlere hazırlamakmış sonradan fark ettim...
***
Kendi içinin terk edilmiş kalabalığında kaybolmuş yapayalnız bir adamım ben, zaman içinde adım adım kendini bile terk eden...
***
Artık dayanamıyorum bu hasret fırtınasına yaz kış içim üşüyor ellerim bacaklarım titriyor doktor, organlarıma kar yağıyor sanki. . 
***
Ne çok gidenim var hayat yolunda, bir uğurlayanım bir karşılayanım bile yokken...


"KaramsarKorkuluk"

2 yorum

YENİ yorum
Adsız
BLOG SAHİBİ
29 Ekim 2012 20:14 Yorumu Sil

tebrikler, hepside anlamlı sözler.

Yanıtla
avatar
Adsız
BLOG SAHİBİ
28 Mart 2016 01:46 Yorumu Sil

Bazı sözler içimi acıttı :(

Yanıtla
avatar