Aforizmalar şahsıma aittir. 

Alıntı yapacak arkadaşlar sözlerin altında mahlasımı kullanırsa sevinirim...


Söyleyin hangi mutluluk eğitebilir acılarımdan ötürü ilkelleşmiş yalnızlığımı?
***
Kimse kimsenin kimsesizliğini giderecek kadar kimsesi olamıyor kimsenin!...
***
Öldüğümde kefenime naftalin koyun, kirli hayatım temiz koksun...
***
Eski bir ev kadar yalnızım sanki, kırılmış kapım pencerem içimde sadece sahipsiz kedi ve köpekler dolaşıyor...
***
İçim karamsar adım korkuluk, düşmez tarlama Cemre'm gelmez bahar!..
***
Uyandım, ölümler armağan ettim kendime. Bazı insanlar için yaşamak, en ağır intihar biçimidir!
***
Sanki doğmadan hissetmişim yaşayacağım hayatı, tam on dört saat direnmişim bu dünyaya gelmemek için.
Daha doğarken anne kordonunu boynuma dolayıp asmışım kendimi.

Becerememişim ölmeyi ve beceremedim bunca yıldır yaşamayı...
***
Tek cümleyle kendini anlat dediler.
"Kızının ismini Cemre koyacak kadar güzel günler düşleyen fakat ömrü boyunca baharı yaşamamış bir adamım" dedim...
***
Neden bu kadar acıyor bileklerim?

Bugüne kadar kesmeyip içindeki zehri akıtmadığım için mi?
***
Kıyamet dediğin nedir ki ?

Ben mahşer gibi bir meydanda yapayalnız kaldığımı ve yüreğime cehennemden ateş sıçradığını bilirim!
***
Bir gün bu savaşı kazanacak gücüm kalmayacak ve göçüp gideceğim göçük altında kalmış bir çocuk kadar masum...

Koca bir ömür sürekli depremlerle yaşanmıyormuş anladım, beni hayatımın yıkıntıları altından çıkartmayın böyle hatırlayın...
***
Burada ağlamak çok kolay, ağlamaktan daha kolay olan bişey varsa oda ağlayan birini görmek. Burası yalnız insanlar kliniği...
***
Git... Bu adamı burada bırak git...

Kadınlar lağım temizleyemezler ve benim hayatım bir bok çukuru!
***
Yalnızlık, sigara, çay, biraz müzik, yağmur ve ben kışın ortasında ıssız evimin balkonundayız.

Hepimiz üşüyoruz, en çok ben üşüyorum ve yağmurun bi sıkıntısı var durmadan ağlıyor...
***
Gökyüzüne uzanan bir merdivendi ellerin, bendeyse yükseklik korkusu...

Korkularıma yenik düşüp özgürlükten mahrum kaldım...
***
Sevdiğim eski bir şarkı gibiydi sesin, içinde biraz huzur biraz hüzün...
***
Dünyanın içinde kendimi kitap ayracı gibi hissediyorum,

bilmediğim bir sayfada duruyorum ve sayfaları okuyan ben değilim...
***
Neden gözlerinde hüzün var sevgili ?

Yazdığım hangi lanet cümlenin, hangi lanet kelimesi üzdü seni ?
***
Benim kötü bir çocukluğum oldu, kötü bir gençliğim ve kötü bir hayatım...

Çünkü ben hep iyi insan oldum...
***
Ben bu amansız hasretin pençesinden kurtulamadım, ötenazi hakkımı kullanmak istiyorum !
***
Yokluğun atom bombası, yüreğim Hiroşima.

Benden sağlam bir parça kalmayacak bu hasretin sonunda !
***
Yokluğun atom bombası, yüreğim Hiroşima.

Benden sağlam bir parça kalmayacak bu hasretin sonunda !
***
Bana sen kokan bir deniz göster, tuzunda boğulayım.

Yesin yüreğimi küçücük balıklar, sende son bulayım...
***
Dışarıda deli rüzgar içimde hırçın bir fırtına,
hastane koridorlarında yürürken bile

dalından düşen yaprak misali savruluyorum sana...
***
Hasretin dili olmaz her dilde yaşanır ve sesi yoktur 
insan sus olur pus olur us olur adı aşk olur...
***
Göğüs kafesinin altında bir çocuk yüreği taşımayanların, hayatlarında bizim görebildiğimiz bir çok güzelliği göremeyecek olmaları çok acı...
***
Kendi içinin terk edilmiş kalabalığında kaybolmuş yapayalnız bir adamım ben, zaman içinde adım adım kendini bile terk eden...
***
Yaşadığın dağınık hayat; üzerinde yattığın yataktan da beter durumdaysa düzeltmek mümkün olmuyor ömrünün geri kalan yıllarını...
***
En az çocuklar kadar cesur olmalı, korkak ve aciz büyükler !
***
Ah Moneta... Yaşadığım hayat, yaşamak istediğim hayatı benden çalmış fark edemedim...
***
Benim gezdiğim soğuk koridorlarda gün ışığına hasrettir kar beyaz florasan ışıkları...
***
Kafam mı dünya kadar karışık? Yoksa dünya mı kafam kadar karışık?  Çözemedim hiç bir zaman...
***
İçim, içime attıklarımla dolu... 
***
Git...  Bu adamı burada bırak git... Kadınlar lağım temizleyemezler ve benim hayatım bir bok çukuru!
***
Dünyayı tarlalardan oluşan bir gezegen gibi görmeye başladığımda Korkuluk oldum ben.  Karamsarlık dersen, o konuda doğuştan özürlüyüm...
***
Gökyüzüne uzanan bir merdivendi ellerin, bendeyse yükseklik korkusu... 
Korkularıma yenik düşüp özgürlükten mahrum kaldım...
***
Sevdiğim eski bir şarkı gibiydi sesin, içinde biraz huzur biraz hüzün...
*** 
Dünyanın içinde kendimi kitap ayracı gibi hissediyorum, bilmediğim bir sayfada duruyorum ve sayfaları okuyan ben değilim...
***
Önce ben bir şey yazayım, sen üzerine alın. Sonra üzerime alınayım seni, aldanmadan...
***
Hayat bazen daha iyisini sunarmış insanlara, daha iyi bir hayat için, hayatımdaki tek iyi sen olur musun?
***
Beni yalnızlıktan uzaklaştıran gözlerinden, uzaklaşamıyorum...
***
Ben, gitmem gerek...  Sen, bilmiyorsun...
***
Neden gözlerinde hüzün var sevgili?
Yazdığım hangi lanet cümlenin, hangi lanet kelimesi üzdü seni?
***
Benim kötü bir çocukluğum oldu, kötü bir gençliğim ve kötü bir hayatım... 
Çünkü ben hep iyi insan oldum...
***
Birgün sana bir şiir yazacağım anne, içindeki mutluluk hüznünü bastıracak...
***
Ben bu amansız hasretin pençesinden kurtulamadım, ötenazi hakkımı kullanmak istiyorum!
***
Yokluğun atom bombası, yüreğim Hiroşima.
Benden sağlam bir parça kalmayacak bu hasretin sonunda!
***
Ruh eşini bulamamış her insan bu dünyada yalnızdır...
***
Yüreği tenha - kafası kalabalık bir adamım ben, beni anlamaya gücün yetmez kadınım...
***
Bana sen kokan bir deniz göster, tuzunda boğulayım.
Yesin yüreğimi küçücük balıklar, sende son bulayım...
***
Ruhum o kadar özgür ve asi ki hasta bedenimi bırakıp gitmek istiyor, buna engel olan tek şeyse evladına hasret bir baba yüreği taşımam...
***
Dışarıda deli rüzgar içimde hırçın bir fırtına, hastane koridorlarında yürürken bile dalından düşen yaprak misali savruluyorum sana...
***
Hasretin dili olmaz her dilde yaşanır ve sesi yoktur insan sus olur pus olur us olur adı aşk olur...
***
Kendinden bile kaçan bir kadını sevdim ben ve ondan bana yakın olmasını bekliyorum, ne tuhaf...
***
Göğüs kafesinin altında bir çocuk yüreği taşımayanların, hayatlarında bizim görebildiğimiz bir çok güzelliği göremeyecek olmaları çok acı...
***
Kendi içinin terk edilmiş kalabalığında kaybolmuş yapayalnız bir adamım ben, 
zaman içinde adım adım kendini bile terk eden...
***
Yaşadığın dağınık hayat; üzerinde yattığın yataktan da beter durumdaysa düzeltmek mümkün olmuyor ömrünün geri kalan yıllarını...
***
Saçına gözyaşı değmiş kadınımın, kabus dolu bir gecede soğuk yatağında uyurken...
***
Yokluğun hasret yağmuru değil, asit yağmuru...
Ve bedenim, benliğim, yüreğim eriyor günden güne...
***
Çok konuşkan zamanlarımda bile sussam uzun uzun,  susarak dokunsam dudaklarına yada dudaklarımı dokundursam dudaklarının kuraklığına... 
***
En az çocuklar kadar cesur olmalı, korkak ve aciz büyükler !
***
Söyleyin hangi mutluluk eğitebilir acılarımdan ötürü ilkelleşmiş yalnızlığımı ?
***
Hayat bazen; koltukta uyuklarken kalkıp yatağa gitmekten daha zor ve o uyku haliyle kaldırmaya üşendiğim g.tümden daha bir ağır geliyor...
***
Bu gece söz dinlemek istiyorum, ama yapamıyorum...
Geçmişimde içime işleyen sözleri beynimden söküp atmadan, söz dinle(ye)mez bu asi çocuk !
***
İçimdeki acılar büyüdükçe büyüdüm ben,  az daha büyürsem ateist olacağım ! 
***
Karamsarım diye kızanlar oluyor.
Sen söyle dost nasıl iç açıcı sözlere dönüşebilir ki içimdeki acılar ? !
***
Başkasını öldürmeye çalışırsan bileklerini, kendini öldürmeye çalışırsan bütün bedenini bağlıyorlar. 
Demek ki insanın kendini öldürmesi en büyük zulüm...
***
Lan biride çıkıp demiyor ki gel kafana sıkayım, dinsin bütün acıların...
***
"Başa gelen çekilir" diyor bir atasözü. 
Gerçekten de öyle, acı başa gelince çekiliyor insan hayattan.
***
Şimdi adınla seslenmek vardı sana ve adını duyduğunda canım diyerek sarılman vardı bana ama vardı deyince var olmuyor işte... 
Yok işte!
***
Korkuyorum yaşamaktan, yalanlar içinde yaşlanmaktan...
***
Bize kalan şiirler de olmasa, nasıl telafisi olur bizden giderken götürdüklerinizin ?
***
Bazı zamanlar olur şarkılar konuşur senin yerine, sende susup dinlersin konuşmak yerine...
***
Şimdi ayrılıyoruz ya seninle korkma ilk intiharım değil bu, öldürmeyen Allah öldürmüyor işte !
***
Biz çok mutlu olmayı hak eden, az mutlu insanlarız...
***
Kimsenin yapamadığını yap sen, sadece yanımda kal, sadece yanımda kal...
***
Konuştuğunda bile seni anlamayan insanlar, sustuğun zaman sessizliğinden nasıl bir anlam çıkarır sen düşün !
***
Öldüğümde kefenime naftalin koyun, kirli hayatım temiz koksun...
***
Yürek acısının mazoşisti oluyor mu doktor ?
Bazen acı yüreğime battıkça acının dibine saplanıyorum ve bu zaman zaman hoşuma gidiyor...
***
Belki de şu kirli dünyada en temiz şeydi senin dudakların... 
***
Şu an aşk kapısında kor olsan ne fayda, sonumuz köz olduktan sonra...
***
Şimdi bir şiir yazarım adını barındırmayan, buna rağmen sen her okuduğunda içinde kendini bulursun. . . 
***
Bu hayat bana edebiyat okuyacak kadar "edepli" olmayı öğretmedi, belkide bu yüzden şiirlerim "düzmece" gibi...
***
Yüreğim kadar boş değil bedenim sevgili her yanım yara bere sırtımda onlarca yük, kısacası yanımda olacaksan, her daim. 
Sende yük olacaksan yok halim...
***
Kimse beni yakından tanıdığını iddia etmesin!
Çünkü ben bile her sabah aynada bir yabancıyla karşılaşıyorum...
***
Bir bilsen ne çok sevdim seni, memleket kokan yarim benim... 
***
Bazen olmasını çok istersin,  istemiyormuş gibi yaparsın...
***
Eğer bir gün sirozdan ölürsem, elinde bir şarap şişesi, içinde gözyaşlarınla gel sula toprağımı, çünkü ben yokluğunda çok içerdim ve ne zaman içsem ağlardım...
***
Açlıktan kokan nefes, azgınlıkla coşan nefisten iyidir!
***
Son zamanlarda; bunca yıldır kafama takılan düşünceleri, düşünmekten vazgeçmeli diye düşünüyorum...
***
Siz okurken yaştı, mürekkep kokuyordu şiirlerim,oysa ki ben büyük bir öfkeyle kan kusmuştum boş beyaz sayfalara...
***
Öyle çok özlüyorum ve öyle çok istiyorum ki seni, her sabah kasıklarımda bir ağrıyla uyanıyorum... 
***
Ne vardı sanki kokun nefesim kadar yakın olsa...
*** 
Karşındakiler seni anlamıyorsa en çok susmayı öğreniyorsun, birde sustuklarını yutmayı. . . 
***
Hep kelime cambazı dediler benim için, kimse fark edemedi kelimelere tutunup nasıl cambazlık ettiğimi yaşamak için!
***
Ben sensizlik zehrini içerken bile sana bensizlik şarabından sundum, yokluğumda daha az acı çekesin diye!
***
Yaşı altmışa dayansa da yirmi yaşındaki insana eksiksiz ve gönülden hizmet edebilen tek insan ANNE'dir... 
***
Uzak olduğun kadar yakınımda yakın olduğum kadar uzağımdasın, nasıl derim özledim. . .
***
Araf da kalmaktansa cehennemde yanmayı tercih ederim, sen yeter ki ateş ol yangınıma. . .
***
Başımı dizine koysam hafiflerim de ya başım sana ağır gelirse diye korkuyorum. . .
***
Yorgunum ve bilmiyorum sana varmaya dayanır mı bacaklarım. . .
***
Bazen sadece içimden geldiği için sesleniyorum sana, adını telaffuz etmek huzur veriyor bana, işte hepsi bu. . .
***
Yağmur tıpkı yaşam gibi, ıslanmazsan yağmurdan zevk alamazsın, acı çekmezsen mutluluğun tadına varamazsın...
***
Karşılıklı bir aşkın yok oluş noktasında ne kusur ettim diye düşünmek aptallıktır, en büyük kusur seni seveni "sevdiğini" kaybetmektir!
***
Bana susma deme sevgili, sana susadığımdandır ansızın susuşlarım, her günün sonunda, yalnız gecelerde kan kusuşlarım...
***
Hayat çok farklı olabilirdi seninle fakat sen benim farklılığımın farkına varamadın.
***
Edepsiz yanımdan kalktım bu gece, bulaşmayın söverim mutsuzluğunuza da yalnızlığınıza da...
***
O kadar çok misafiri oldum ki yalnızlığımın, şimdi bırakıp gitmek ayıp olur. . . 
***
Son zamanlarda çocuk gibi yakan top oynadık sevgili, sen benim canımı yaktın, ben senin. . . 
***
Ben bir yap bozdum ve tüm parçalarım kayıptı senden önce...
***
İkimiz birden sığamıyoruz bu yatağa, az sağa yanaş yalnızlığım sol tarafım dolu. . . 
***
Sahte kahkahaya ihtiyacım yok, tebessüm yeter bana... 
***
Bir hayata ne kadar ölüm sığar, bir ömür kaç ölüm demek insanca yaşamak için daha kaç kere ölmem gerek söylesene anne. . . 
***
Sakın bana farklı olduğumu söyleme bugüne kadar çok duydum ve farklı olduğumu söyleyenlerin hiçbiri diğerlerinden farklı değildi! 
***
İnsan dediğin; kağıt değil ki kırdıkça katlansın.
***
Bunca yıl kendimi aradığım gibi arar oldum sana varmanın yolunu, kendimi sende bulmuşken . . .
***
Yokluğunda yok oldu tüm dostlarım etrafımdan,  kızmadım kızamadım demek ki gerçek dostlarmış yok olmama dayanamadılar, gittiler... 
***
Öyle bir özledim ki seni zaman sus pus oldu,  dil kesildi yere düştü hasretim lâl kaldı, 
eğer konuşabilseydi her saniye adını zikredecekti... 
***
Nefret ettiğin biriyle zorla evlendirilmek gibidir yaşamak bazen, mecburen katlanırsın... 
***
Ben yarım bir adamdım seninle tam oldum, tam adam oldum derken sen gittin ben yalan oldum!
***
Bir ben bileyim adını ve bir daha ağzından kaçırma kimselere bizi... 
***
Üzgünsem kimse dokunmasın bana ve kimse sevişmeye kalkmasın kapanmamış yaralarımla !
***
Ölümün kucağında yaşıyorum hayatı, ne kadar da anlamsız bir mücadele... 
***
Yalan koskocaman bir bataklık gibidir üzerine hiç bir şey inşa edilemez, hele ki bir aşk bir ilişki asla... 
***
Acım büyük, kendimi kaybettim... 
***
Her insan güzeldir gözümde, gerçeği gizleyen bir maske yoksa yüzünde...
***
Mademki bu hayat benim, o zaman yön verecek olan da yol verecek olan da benim....
***
Yaklaşma yanarsın, dokunma donarsın, iki zıt kutup bile bir olur bende şaşırır kalırsın!... 
***
Sen yüzümde bir tebessümsen eğer, bana inan bu hayata inat son kahkaham olacak!.. 
***
Öyle bir ağlamak istiyorum ki, bir sokak lambası altında gözyaşlarımın yakamozuna bakıp da boğularak ölecek kadar! 
***
Her gün bin dört yüz kırk dakika daha yaklaşıyorum sana ölüm, bekle beni her zamanki o dar ve karanlık sokakta...
***
Geçmişi silersem geçmişten gelenleri de silmem gerekir, gün olup da geçmişi bana geri taşımasınlar diye! 
***
Ben konuşursam sen susarsın tenime, işte bundandır avaz avaz susuşlarım !..
***
Tenimdeki tuz oranı normalin üzerindeymiş hiç şaşırmadım, yoksa nasıl baş ederdim bunca yara ile ?
***
Hayata katlanmak canınızı sıkıyorsa sevmeyi deneyin, çünkü "insanlar" sevgi uğruna çok şeye katlanırlar ve bazen acılarını bile sevebilirler...
***
Hiç demek piç demekmiş anladım, sen gittin dünyam hiç oldu piç gibi yapayalnız kaldım...
***
İşkenceye maruz kalmış ömrümüzde, bir de biz işkence etmeyelim bu hasretle birbirimize...
***
Bir tek yaradan yoktan var edebilir her şeyi sende içimde yoktan var olduysan bunu yaradan istedi...
Sakın gitme bir yere affetmez seni... 
***
Uçurumlar güzeldir, düşmekten korkmuyorsa insan...
***
Güzellikler bir gün son bulmasaydı şu güzelim dünyayı kıyamet beklemezdi...
***
Bize yazık olmuş diye mi yazık ediyoruz kendimize ?
***
Kaybettiğim ne varsa sende buldum, en çok da kendimi...
***
Yasa dışı yasak sevdaların adamıyım ben yaklaşma fişlenirsin.
Yasaklar içinde kural dışı yaşarım hayatı sakın beni sevme incinirsin...
***
Sabahın köründe işbaşı yaptım ben rahat bırak beni git başımdan.
Tam iki buçuk saattir gözümün önündesin bir ömürlük huzur ver, çekil git aklımdan...
***
Hiç bir göz senin gibi derin bakmıyor, kaç bin fersahlık bir bakıştı ki o ben sende boğulup kaldım ?
***
Soğuk buz kokuyor buz ise yokluğun.
Buz kesiyor sensizlik sol yanımda donarak ölüyorum...
***
Dudaklarım kuruduğunda seni düşünürüm, düşündükçe ıslanır dudaklarım, yaşlanır ruhum...
***
Her gece damlar durur gözlerimden, kimse duymaz sessiz çığlıklarımı...
***
Söylesene dost nasıl iç açıcı sözlere dönüşür içimdeki acılar ?
***
Unutulmaktan korkan insan, her an unutabilir kendini. . . 
***
Kor ateşler içinde bile tutsakken tenine, sen gidiyorsun gecenin rüzgarını örterek cesedime. . . 
***
Aslında çok dengeli ve adil bu dünya. Dengesiz ve adi olan insanlar... 
***
Sonsuzluğumdun uçurum kenarında, sana uzanırken düştüm karanlıklara... 
***
Bunca yıl sustuğum kadar konuşayım desem kalan ömrüm yetmez... 
***
Yokluğun, hasret yağmuru değil asit yağmuru ve bedenim, benliğim, yüreğim eriyor günden güne... 
***
Kalabalıkları sevmiyorum, çünkü bunca yıl seni bulmama engel olan da o kalabalıklardı... 
***
Bize kalan şiirlerde olmasa, nasıl telafisi olur bizden giderken götürdüklerinizin ?
***
Söyle yalnızlığım senin koynuna düşmem için, illa birilerinin gözümden düşmesi şart mı ?
***
Ne çok yorulmuşsun be çocuk, daha hayatının baharında ! "Bahar bu kadar yorar mı insanı?" sormadan edemiyor insan kendine...
***
Benim gezdiğim soğuk koridorlarda gün ışığına hasrettir kar beyaz florasan ışıkları...
***
Bir gün çocuklar kadar mutlu olacağım, bu sadece bir kaç saat sürecek ve sonrası daimi huzur...
***
Bazen düşünüyorum da aslında tek gerçek; gerçek olan bir şeyin kalmamış olması... İnsanlar sahte, sevgiler sahte, sohbetler sahte, gülümseyişler sahte, neredeyse her şey sahte !
***
Serçe parmağım kadar güçsüz olduğum zamanlar var ama hep ayaktayım...
***
Keşke şarkıların beni alıp götürdüğü bir hızla, gelip ellerimden tutup sürüklesen beni huzur ve mutluluk ülkesine... Orası her neredeyse...
***
Eğer yağmur yağdığında gerçekten melekler ağlıyorsa yada dedikleri gibi rahmet falan yağıyorsa hiç dinmesin o yağmurlar sel götürsün kodumun dünyasını, belki o zaman temizlenir bütün pislikler!...
***
Dünyayı bir lunapark gibi düşünürsek, lunaparktaki tüm oyuncaklardan korkan küçük çocuklar gibiyim...
***
Hayatımı beş yıl nadasa bıraksam, sonraki on yıl daha verimli olur mu acaba ?
***
Oldum olası gitmeler öğretildi bana, sanki ayrılık sanat bense usta ve zamanla ustalaştım ayrılık konusunda ve hiç bir yatakta kalıcı değilim, eski yırtık bir yatak çarşafından fazla....
***
Biz küçükken elimizi uzatmayalım diye çaydanlıkla gel öpsün yapardı analarımız, 
meğer niyetleri bizi yanacağımız günlere hazırlamakmış sonradan fark ettim...
***
Kendi içinin terk edilmiş kalabalığında kaybolmuş yapayalnız bir adamım ben, zaman içinde adım adım kendini bile terk eden...
***
Artık dayanamıyorum bu hasret fırtınasına yaz kış içim üşüyor ellerim bacaklarım titriyor doktor, organlarıma kar yağıyor sanki. . 
***
Ne çok gidenim var hayat yolunda, bir uğurlayanım bir karşılayanım bile yokken...


"KaramsarKorkuluk"