Ayakta/Hayatta mıyım?

Ekim 15, 2017

Yıllardır kendimi şarkılara, türkülere
şiirlere, yazılara, hikayelere verdim.
Belki çok kitap okumadım fakat
hayatı ağır bir roman gibi yaşadım...

Bir yanım Orhan Veli bir yanım Oğuz Atay 
Bir yanım Müşfik Kenter 
Bir yanım Nilgün Marmara bir yanım Kaan İnce
Bir yanım Zafer Ekin Karabay...

Bir yanım Sezen Aksu bir yanım Ahmet Kaya
Bir yanım Musa Eroğlu bir yanım Sadık Gürbüz
Bir yanım İlkay Akkaya bir yanım Yeni Türkü...

Bir yanım hasret bir yanım nefret
Bir yanım vuslat bir yanım tutsak
Bir yanım zafer bir yanım keder
Bir yanım elem bir yanım merhem...

O kadar çok yıpranmışım ki hayatta
bir yanım yorgun bir yanım dingin
yüreğim yitik düşüncelerim didik didik

..ve bir o kadar düş/müşüm
bir gün merdivenden bir gün yol ortasında
bir gün uçurumdan bir gün çöl ortasına
yıllardır düştüğüm kadar kalkmışım
ve kalktığım kadar 
düştüğüm yerden kanamışım
bir yanım sürekli acıyor
bir yanım çoktan bağlamış kabuk
her yanım yara bere

Unutmuşum kendimi unutulmuş bir tarihte
ve unuttum çevremi bir kaç yıl evvel
sahi "siz kimsiniz?"
sahi "siz kimdiniz?"
bir yanım sürekli acıyor 
bir yanım asırlardır hissiz
bir yanım mahşer kalabalığı
bir yanım doğdum doğalı yalnız

Kaburga kemiklerim bile
ağır geliyor artık göğsüme
sanki bir boğa boynuzlarını
tüm gücüyle göğsüme geçirmiş
sanki bir fil gelip üzerime oturmuş
neyin ağırlığıdır bu bunca yıldır 
böylesine canımı yakan?
yaşamanın mı? var olmanın mı?
yoksa var olmaya çalışırken 
hayatı yaşayamamamın mı?
bir yanım hiç bir zaman tamamlanmadı
bir yanım hep boğazına kadar hasret dolu

Neden yemek yapmayı 
bu kadar çok seviyorum?
Bir yanım ahçı bir yanım ah'çı
bir yanım tuz bir yanım şeker
bir yanım kekik bir yanım biber
bir yanım bi sokum ekmek
bir yanımı böcekler yer...

Neden işimi, mesleğimi
bu kadar çok seviyorum?
Bir yanım usta bir yanım çırak
bir yanım mürekkep bir yanım kağıt
bir yanım sanatkar bir yanım zift renginde kanar
bir yanım kağıt kesiği bir yanım jilet kesiği...

"Bir kadını ortadan ikiye böl,
yarısı annedir, yarısı çocuk." demiş üstat.

Nasıl bir adamım ki
tutup parçalara ayırsanız
bir yanım baba bir yanım evlat
bir yanım ağabey bir yanım kardeş
bir yanım arkadaş bir yanım dost
bir yanım yar'e yar bir yanım yar'e yara
bir yanım çoktan ölmüş 
bir yanım inadına yaşam savaşında...

Bunca yıl düşündüm kavrayamadım
hayatımın ne kadarı kâr ne kadarı zarar
eski çürümüş bir çapıt gibi
neresinden tutsam elimde parçalandı mutluluk
her seferinde boğazıma düğümlendi yaşam sevinci
bir orman yangını gibi burnumda tüttü huzur
içine girsem yanacakmışım gibi hep uzaktan izledim...

Ayakta kalmak uğruna 
sürekli parçaladım yüreğimi
yarısı var gücüyle atıyor 
yarısı ise çoktan durdu
sağ kalan yarısının ise
yarısı gül kokuşlu canım kızıma
yarısı gül yüzlü kız kardeşime feda...

Şu iğrenç dünyada hala yaşamaya çalışıyorsam
Belki bir kaç kişi için belki tükenmeyen umudumdan
belkide sadece inadımdan. . .

Uzaktan bakıldığında dimdik ayakta durduğum doğrudur
Gelip birde içimi görün ayakta/hayatta mıyım?
Bende artık bana yetecek kadar ben kalmadı!...


15.10.2017 - KaramsarKorkuluk


Paylaş

Hep kelime cambazı dediler benim için, kimse fark edemedi kelimelere tutunup nasıl cambazlık ettiğimi yaşamak için!

Benzer Yazılar

SONRAKİ YAZI
« SONRAKİ YAZI
ÖNCEKİ YAZI
ÖNCEKİ YAZI »

4 yorum

YENİ yorum
Ece Evren
BLOG SAHİBİ
16 Ekim 2017 18:19 Yorumu Sil

Bir ah... çeksem sanırIm en çok bu şiire uygun olur. Çok sıra dışı bir kimlik olduğunu, sürekli düşündüğünü, ayakta durma savaşı verdiğini, bunu en çok kızın için yaptığını düşündüm. Çok içli satırlardı. Eline sağlık. Bu ruh hâlini tanıyorum ben üç aşağı beş yukarı. Böyle de devam ediyor. Öldürmüyor ama bedelleri hep bizim gibilere ödetiyor. Bazen bizi bize yem ediyor. İşini sevmene sevindim. Hoşça ve sağlıkla kal Bilal oğlum. Hayat bunları reva görmüş bizim için. Sen yazmaya devam et lütfen.

Yanıtla
avatar
Karamsar Korkuluk
BLOG SAHİBİ
16 Ekim 2017 19:04 Yorumu Sil

Aslında şiirden çok düz yazı formatında yazmaya çalıştım Ece abla sanırım her zaman çok uzun cümleler kuramıyorum. Ne düz yazı oldu nede şiir. Sanki uzun bir iç dökümü gibi bir şey, zaten içimizi satırlara dökmekten başka elimizden ne geliyor ki.. Belkide yazının ne olduğu bile belli değil, ancak benzer şeyleri yaşayanların, satırlarda kendinden bişey bulanların yüreği sızlıyor, geri kalanlara ne yapsak kâr etmez... Yazıyı kategoriye koyamadığım için attım gitti kişisel yazılara, ne hali varsa görsün :)

Yanıtla
avatar